Küçük Sırlar RP

Sırlar belkide göründüğü kadar küçük değildir.
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Eylül Bediz~

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Eylül Bediz
Özel Ant Lisesi 11. Sınıf
Özel Ant Lisesi 11. Sınıf
avatar

Cinsiyet : Kadın Mesaj Sayısı : 63
Points : 90
Doğum tarihi : 22/04/96
Kayıt tarihi : 04/08/10
Yaş : 22

Kişi sayfası
Rp Puanı:
86/100  (86/100)

MesajKonu: Eylül Bediz~   Çarş. Ağus. 04, 2010 10:46 pm

* Ad-Soyad: Eylül Bediz
* Kişisel Özellikler: Görünüşte iyimser, hoşgörülü ve tatlı görünüyor fakat aslında ters atarafına denk gelirseniz tam bir şeytan.
* Aile Geçmişi: Babası ünlü bir iş adamı annesiyse Türkiye'nin önemli modacılarında. Eylül oldukça özgür büyümüş şimdiye kadar. stediği herşey alınmış. Dışarıdan iyi terbiye edilmiş gibi görünsede ailesi ona hiç zaman ayıramamışlardır.
* Ünlünüz: Miley Cyrus
* İstediğiniz Rütbe: Puanım hangisine yeterse
* Örnek Role Play:







Gece yaklaşıyordu... Bulutlu ve yağmurlu
gökyüzünde dolunay iyice tepeye çıkmaya hazırlanıyordu. Tam 1 buçuk haftadır
Londra'daydı ve hiç avlanmamıştı Luna. Gerçekten zor dayanıyordu. Lensleri
yanında değildi. Bu yüzden yavaş yavaş dağılmaya başlayan Londra halkının
arasında gezinirken gözlük takmak zorundaydı. Upuzun gri bir pardösü vardı
üzerinde. Sarı, uzun ve dalgalı saçları omuzlarına düşüyordu. Kırmızı, parlak
topuklu ayakkabılarıyla olabildiğince hızlı yürüyordu. Ara sokaklardan birine
daldı. Sokakta kimsenin olmadığını görünce rahatladı. Açlığı boğazında
hissetmemeye çalışıyordu, direnmek onu sinirlendirmişti. Küfürler savurarak
pardösüsünü ve gözlüğünü bir kenara çıkarıp attı. Boğazından hırıltılar
yükseliyordu şimdi. Yağmur hızla kendini göstermeye başlamıştı. Üzerindeki dar,
kot pantolon ve siyah kısa kollu tişörtün şakır şakır ıslanmasına bakmadan yine
hızla yürümeye başladı. " Dünyada ki her yeri
gezdim, İstanbul Boğazından Peru'nun dağlarına kadar... Ama yoktur Londra'nın
başka eşi..."
Boğazındaki hırıltıyla karışan pürüzsüz sesi,
mırıldanarak söylediği bu şarkıyla iyice korkunç göründüğünden emindi. Caddeye
açılan sokaklardan geçmemeye özen göstererek daha ıssız yerlere doğru yürüdü.
Ne yapacağını da bilemiyordu. "Ah, hayır yoktur Londra'nın
başka eşi..."
diye devam etti şarkısına. Artık sesinde hiçbir
melodik ton yoktu. Güzel yüzündeki kaşlarını çatarak gökyüzüne baktı. Gece
yarısı olmuştu artık. Çevik bir hareketle yanındaki ağaca tırmandı. Yoldan
geçen herhangi birine saldıracaktı, karar vermişti. Dalların arasından ıslak
sokağı izlemeye koyuldu. Açlıkla körelen duyuları daha az hissetmesine neden
oluyordu. Neredeyse saçlarını yolacaktı. Sinirle, boğazından istemsizce çıkan
hırıltıyı dinliyordu. O sırada altından birinin geçtiğini hissetti.
Gülümseyerek kim olduğuna bakmadan üstüne atlayınca dar, uzun ve ıslak sokakta
güçlü hırıltı sesleri yükselmeye başladı birden. Ardındansa 'Güm!' Ne olduğunu
anlayamadan Luna yerdeydi. O kadar sert yapışmıştı ki yere neredeyse kafası
kırılacaktı. Kendini böylesine çivileyenin bir insan olmadığını anlaması uzun
sürmemişti.


Gözlerini
önünde duran vampire çevirdi. Önünde gayet dost canlısı görünen, uzun boylu,
gözlerindeki kahverengi lensler erimekte olan, kumral ve düzgün giyimli bir
vampir duruyordu. Gayet de yakışıklıydı. Luna zar zor toparlanabildi. Yerden
kalktığında hepten beter olmuştu. Islak, çamurlu ve vahşi... Önündeki vampir
hemen bir atak yapar diye bekledi ama bir şey olmadı. "Beni
bile göremediğine göre çok aç olmalısın... Bak, sana zarar vermek istemiyorum.
Zaten acı çekiyorsun ha?"
dedi sakince vampir. Luna hırlamayı kesti
ve karşındakinin kendisine gerçekten bir zarar vermeyeceğini anlayarak
gülümsedi. Adam elini uzattı. "Blayne"
dedi. Luna'da ona karşı elini uzattı, tokalaşırken
“Luna” dedi. "Pekâlâ,
kusura bakma... Gerçekten çok açım. Avlanmak burada çok zor ne yazık ki."

Sesi gittikçe daha berbat bir hal alıyordu Luna'nın. İçinde bir kıpırtı
başlamıştı bu sözcükler ağzından dökülür dökülmez. Daha yeni tanıştığı
Blayne'e karşı güçlü duygular hissediyordu fakat adını koyamıyordu. Karşısında
duran tatlı vampir pürüzsüz sesiyle gülümseyerek cevap verdi. "Ah, evet. Oldukça zordur, bilirim.”
Dedi, ardından devam etti.“Pekâlâ... Gerçekten sefil
görünüyorsun. Duyularında körleşmiş. Bu akşam için başka planlarım vardı, fakat
istersen karnını doyurabileceğin bir yer biliyorum. Tabi istersen… Tabi
istemeyeceğini sanmam ama. "
diyerek gülümsedi. Blayne Luna'ya av
teklif ettiğinde, Luna Blayne'in gözlerine bakıyordu. Yabancı fakat sıcak...
Nasıl kabul etmeyebilirdi ki? Hem doğası için, hem duyguları için hem de yanan
boğazı için kabul etmeliydi. Blayne'e gülümsedi ve teklifi sevecenlikle kabul
etti. " Şaka yapıyor olmalısın! Gelmezsem
ölürüm herhalde. Fakat önce şu kıyafetlerimi değiştirsem iyi olacak."

Burun kıvırarak üstündeki berbat hale gelmiş kıyafetlere baktı."Ama tabii... Ağaçlardan falan gidersek bir kadını
avlayıp giyinebilirim.”
Diyerek kıkırdadı. Ardından ona karşı gülümseyen
Blayne'e baktı. Tamam der gibi başını salladı ve Luna'ya elini uzattı. 3 saniye
içinde sokakta çıt sesi bile yoktu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ayşegül Ateşoğlu
Admin | Özel Ant Lisesi 11. Sınıf
Admin | Özel Ant Lisesi 11. Sınıf
avatar

Cinsiyet : Kadın Mesaj Sayısı : 136
Points : 161
Doğum tarihi : 11/12/93
Kayıt tarihi : 02/08/10
Yaş : 24
Nerden : İstanbul

Kişi sayfası
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Eylül Bediz~   Çarş. Ağus. 04, 2010 11:01 pm

Uzunluk: 20-17
Betimleme: 30~26
Renk Uyumu: 10~8
İmla: 10~8
Noktalama: 10~9
Kurgu : 20 ~ 18

+___________________
86*
Konu Kilit

_________________


Benim Bölgelerimden Uzak dur!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Eylül Bediz~
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» İsmail YK 17 Eylül'de Kırklareli (Pınarhisar'da)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Küçük Sırlar RP :: Kayıt İşlemleri :: Kayıt :: Rp Puanlatımı-
Buraya geçin: